31 Ekim 2013 Perşembe

Bu söz Avrupa dillerine TAMERLAN şeklinde geçti



 Bu söz Avrupa dillerine TAMERLAN şeklinde geçti

1336 Nisan 8 de Semerkant’ın güneyindeki Sahrişebz (Yeşil Nehir) civarında Timur dünyaya geliyor. Timur tarihçileri, bununla Cengiz arasında kan münasebeti (soydaşlık) olduğunu ispata çalıştılar. Gerçek olan şudur ki Timur’un şeceresi nekadar dâhiyane şekilde Cengiz’e bağlanmak istenirse istensin, Barlas kabilesi Turçik (Türk) soyundan idi. Bu itibarla, Timurlenk kendi sininde Mogol olmak hoşuna gitmekle beraber, Moğol değil, Türktür. Timur’un babası Taragay (Turagay) Barlas kabilesinin şefi idi ve emir unvanının taşıyordu. din bilginleri ile dost olur sohbet etmekten hoşlanırdı. Bozkır halkından gelen bir kişi şehirde yaşamayı sevmez ve bundan kaçınırdı. Avrupalı bir yolcu, timurlenk’in babasının küçük bir senyör olduğunu ve yanında üç veya dört iyi silahlanmış süvariden fazlasını tutamadığını söylemiştir.

Bu kadar kuvvetli ve kudretli bir şahsiyetin doğuşunu ve gelecekte büyük ve parlak işler yapacağını müjdeleyen işaretlerin bulunması, bunlar kahramanın büyük değerleri hakkında bizzat verdiği deliller den sonra muhayyilelerde doğmuş olsalar dahi tabii görülmek icab eder. Söylendiğine göre, Taragay, rüyasında kendisine bir kılıç veren çok yakışıklı bir delikanlı gördü. Kılıcı yukarıya kaldırıp dört yöne uzattığı zaman çeliğinden çıkan parıltı dünyayı aydınlattı. Taragay, rüyasını Şeyh Zahided-Dine anlattığında, Şeyh “Bir oğlunun dünyaya geleceğini ve kılıcıyla dünyayı fethedeceğini, bütün insanları İslam dinine çevireceğini ve dünyayı sapıklıktan çıkarıp gerçekten doğru imana kavuşturacağını” müjdeledi.
Taragay’ın bir oğlu dünyaya geldi ve onu Şeyh’e gösterdi. Şeyh bu sırada kuran okuyordu ve “Tamuru” sözü üzerinde idi ve hemen durdu. Bu sözü hayırlı bir fal sayarak yeni doğan çocuğa Timur adını verdi. Bunun manası Demir kişi demektir. Daha sonra bir savaşta ayağından yaralanan Timur topal kaldı ve kendisine bu anlama gelen (lenk) lakabı takıldı. Bu söz Avrupa dillerine TAMERLAN şeklinde geçti.

Atila Roma İmparatorluk sarayında büyüdü. Kendisine parlak bir gelecek müjdelenen Cengiz, gençlik yıllarında bir çoban idi; hayatı basit ve sert idi. Milletinin ve sürüsünün kendisine yüklediği meşakkatli görevi yerine getirmeye uğraşıyordu ve bu görevi sınırlı idi. Timur’un çocukluk ve gençlik hayatı tamamıyla başkadır.

 ÜÇ BOZKIRLI atila - cengiz han- timur manole neagoe

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder