8 Aralık 2013 Pazar

Vatan Haini değil büyük Vatan Dostu Vahidüddin Han


Vatan Haini değil büyük Vatan Dostu Vahidüddin Han

Anadolu'ya üstün vasıflarda bir kumandan göndermek ve ona, millî bir mukavemet mikrakı kurdurmak gayesiyle Vahidüddin, Mustafa Kemal Paşayı saraya çağırıyor.

Hikâyeyi, evvelâ Enver Behnan Şapolyo'nun kitabından Mustafa Kemal Paşa diliyle tespit edelim: «Yaverim Cevat Abbas yine eve geldi. Telâşlıydı.

— Zât-ı Şahane sizi akşam yemeğine davet ediyor!  Dedi.

Mayısın 4 üncü akşamı yedi buçukta Yıldız Sarayına gittim. Beni çok küçük bir odaya aldılar. Biraz sonra Mehmed Vahidüddin geldi. Ayağa kalktım. Beni yanına oturttu. O kadar yakın ki, âdeta diz dize idik. Padişahın sağında hemen dirseğini uzatarak dayadığı küçük bir masanın üstünde bir kitap vardı. Odada sessizlik hüküm sürüyordu. Anlaşılıyor ki, sarayda hiç neş'e yok... Padişah akıbetini düşünüyor. Odanın Boğaziçi’ne acılan büyük bir penceresinden görülen manzara şuydu: İtilâf devletlerinin donanmaları sırayla dizilmişler, topları saraya müteveccih... Tehdit edici korkunç bir manzara... Bu odada oturmakla bu manzarayı görmemek kabil değil... Mehmed Vahidüddin dedi ki:

— Paşa, Paşa, sen şimdiye kadar devletimize çok hizmet ettin. Bunların hepsi artık bu kitaba gitti! Bu bir tarih kitabıydı.

— Bunları unutunuz! Bundan sonra yapacağınız hizmet, şimdiye kadar yaptığınızdan çok mühim olacaktır. Dikkat ve sadakatle çalışırsanız, devleti, düştüğü bu felâketten kurtarabilirsiniz. Birçok kumandanları Anadolu'nun kolordularına dağıttım. Sizin vazifeniz, bunları teftiş etmek olacaktır.
— Bu hususta elimden geleni yapacağım, bana emniyet buyurunuz efendim.
Padişahın en büyük endişesi: Kuvvetlerimiz dağılmıştır. Umumî Harpten yorgun çıkarak takatimiz kalmamıştır. Bütün ümit; galip devletlerin arzuları hilâfına bir harekette bulunmamaktadır. Onların şikâyet ettiği hâdiseleri de önlemek lâzımdır.

Vahidüddin ayağa kalktı, elimi sıkı sıkı sıktı:

— Muvaffak olunuz!

Sarayı terkettim. O zaman bir kadife kutu içinde bir takım da hediyeler verdi.

Yaverim Cevat Abbas'la gecenin karanlığında derin düşünceler içinde Yıldız tepelerini aşarak Şişliye geldik.»

Mustafa Kemal Paşanın ağzından rivayet edilen bu sözlerde, anî olarak huzura çağırılmanın gayesine ait açık bir delâlet yoktur. Kolordu kumandanlarının teftişine memur edilmek ve «galip devletlerin arzuları hilâfına bir harekette bulunmamak» emri, böyle bir tayinin ruhunu izah edemez, müphem kalır ve asıl sebebin gizlendiği hissini verir.

Aynen Mustafa Kemal Paşa dilinden bu anlatışı başa alarak, işin hakikatini biz anlatalım.

Bu işe, şu anda hayatta bulunan eski bir yaverin, bize vesika kıymetindeki bayanlarıyla girişeceğiz.

Vatan Haini değil büyük Vatan Dostu Vahidüddin Han ..N.Fazıl Kısakürek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder