22 Haziran 2015 Pazartesi

Yüzgeri ettirdi ya, bana lazım olan o dur!


Hayatımın en karanlık günlerini bu devrede yaşadım. Hakikaten gazeteler, düşmanın durdurulduğunu büyük zayiata uğratıldığını yazıyorlardı. Ben bir türlü bu haberlere inanamıyordum. Fakat İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale boğazını zorladığı ve giremediği bir muhakkaktı. Çıkartma yapmaya muvaffak olmuş, ama ordumuzun karşısında mıhlanıp kalmıştı. Her vasıta ile cepheden haber almaya çalışıyordum. Muhafız kumandanı Asım beyi sık sık saray ‘a göndererek sahih malumat almak için çırpınıyordum.

 İşte tam bu Sırada, rabbime şükürler olsun ki ummaya bile cesaret edemediğim zafer haberi ulaştı. Düşman tasını tarağını toplamış, askerlerinin yarısını denize, yarısını gemilerine dökerek Çanakkale önlerinden çekilip gitmişti. Bu büyük zaferi Mustafa Kemal Bey adında bir miralay (Albay) kazanmış….Allah devletime hizmeti geçenlerden razı olsun!..
Uzun bir müddet sonra oğlum Abit Efendi, benimle konuşurken, Bu Mustafa Kemal Bey le tanıştığını söyledi. Sonra dan Paşa olmuş.. hem de burada Beylerbeyi sarayında tanışmışlar. Teaccup ettim. (Şaştım). “burada ne arıyormuş?” dedim. “yüzbaşı Salih bey (Bozok) arkadaşı..” cevabını verdi.  Arasıra arkadaşını görmeye geliyormuş, Abit efendi ile de bu münasebetle dost olmuşlar!. Hatta Mustafa Kemal Paşa, kendisine iki ceylan yavrusu hediye etmiş..

Bundan memnun oldum. Devletimin yüzünü ağartmış bir Paşa’nın Abit Efendi ye yakınlık göstermesi, bir şahsiyeti olduğunu anlatıyordu. Oğluma münasip bir mukabelede bulunmasını hatırlattım. Biraz vakti halim olsa, “Bir altın saat” diyecektim ama, hem dedikodusundan çekindiğim, hemde oldukça müzayeka (geçim sıkıntısı) içinde olduğum için bir şey söylemedim.

Birdaha arkadaşına gelecek olursa, haber ver, bende göreyim, demekle iktifa ettim.

Gerçekten bir defa daha gelmiş, bana haber verdiler, sırtında bir pelerin vardı ve arkadaşına veda ediyordu. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama sıradana askerlere benzemiyordu; tehlikeli bir süküneti vardı. Enver Paşa’nın kendisinden niçin çekindiğini o zaman anladım. Bunu, Talat Paşa tutuyormuş !.. Bunlar küçük şeyler!.. Çanakkale de İngiltere, Fransa gibi iki büyük devletin ordusunu ve donanmasını durdurdu, yüzgeri ettirdi ya, bana lazım olan o dur! Muvaffakiyeti için dua ettim.

Abdülhamid’in hatıra defteri

Kervan yayınları sayfa 168-169-170

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder