31 Mart 2018 Cumartesi

Akıncı Ocağı


Akıncı Ocağı

Tarihte büyük bir nam salmış olan akıncı ocağı ile ilgili birçok hikâye anlatılır. Yorumlar yapılır. Görüşler belirtilir. Yılmaz Öztuna Hoca’nın Büyük Türkiye Tarihi adlı eserinin 2.cildinde akıncılarla ilgili yapılan açıklama aynen aşağıya alınmıştır.

“Türk ordusunun en seçkin sınıfına teşkil ediyordu. Son derece sıkı şartlarla Akıncı ocağına efrat kabul edilirdi. Akıncılar Avrupa'da Serhat denen hududa yakın yerlerde oturuyorlar her türlü vergi, teklif ve resimden muaf olurlardı. " akıncı Kanunnamesi" denen hususi kanunları vardı. Buna göre hareket ederlerdi. Beylerbeyilerden, yani Türk umumi valilerinden emir almazlar, doğrudan doğruya padişahın şahsına merbut bulunurlardı. Bu Ocak sayesinde Avrupa devletlerinin Türk sınırına tecavüz etmeleri son derece zor bir mesele haline gelmiştir. Zaten Akıncılar Avrupa'nın manevi kudretini imha etmişlerdir.  Türkiye'ye sonsuz ganimet taşımışlardır.

Akınlar, son derece gizli ve ani emirlerle vuku bulurdu. Akıncılar pek Mahirane süvari ve cenkçi idiler. Akıncı subayları, birkaç Avrupa dili konuşurlardı.

Akıncı hareketi müthiş bir süratle yapılır, çok kısa müddet içinde, büyük Yollar geçilir, Avrupa’nın en içeri noktalarına kadar sızılır, düşmanın askeri Kuvvetleri daima şaşırtılır, halk dehşet ve heyecana verilirdi. Hiçbir ülke ne Almanya, ne İtalya, ne Lehistan, ne Rusya, akından masum değillerdi.

Bavyera'da, Moravya da Bohemya’da, Avusturya'da Lehistan da hiçbir şehir kasaba ve köy Ertesi sabah Türk akıncılarının beldelerinin içinde At koştururken görmeyeceklerine inanamazdı; asırlar boyunca halka bu teminatı verecek hükümet, Avrupa’da mevcut bulunmamıştır. Akıncı ocağına mensup Türk casusları yerli halkın arasına karışmış bir halde bütün Orta Avrupa'da buluşup malumat toplarlardı. Bu malumat üzerine akınlar planlanır, ona göre kollara ayrılır, vurulacak yerler tespit edilir, Akın müddeti kararlaştırılırdı. Bu malumatın siyasi Kıymet taşıyanları merkeze bildirilirdi. Deniz sınıfında Akıncı ocağına tekabül eden sınıf korsan sınıf idi.(bu kelime bugün kullanılan manada değildir; Fransızca "pirate" değil "corsaire" kelimesinin karşılığıdır; Türkçede bu mefhum Tek kelimeyle karşılandığından, iltibas hâsıl olmuştur. 

Akıncı ve korsanlar, bugünkü komandoların aşağı-yukarı karşılığı olup, aynı işi yaparlardı. Gayeleri üsleri tahrip edip düşmanın askeri ve iktisadi gücünü hırpalamak ve halkın manevi kuvvetini düşürmekten ibaretti.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder